ŞİİR
3/12/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Kim için bu yerler gökler? Bizim için.
Biz görüş cevheriyiz akıl gözünün
Evren bir yüzük gibiyse çepeçevre
İnsan, taşında bir nakış o yüzüğün.
Yüce varlık bize bir beden verince
Sevmesini öğretti her şeyden önce
Sonra şu delik deşik yüreğimize
Mana incileri sakladı binlerce.
Niceleri geldi, neler istediler;
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler;
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.
Vakit geldi, dünya yeşiller giyecek;
Ağaçlara Musa'nın eli değecek,
Kuru tohumlara İsa'nın nefesi;
Gözler açıp buluta çevrilecek.
Gerçek eren içinde kir tutmayandır;
Varlığını korkusuzca hiçe sayandır;
Bu topraklar üstünde en temiz kişi
Sağlığında toprak kesilmiş olandır.
Ey can, sana aklı niçin vermiş veren?
Kendini bil, yolunu bul yitip gitmeden.
Baykuş gibi ne gezersin viranelikte,
Yerin akdoğan gibi sultanın emrindeyken?
Onlar ki kurtulamaz ikiyüzlülükten
Canı ayırmaya kalkarlar bedenden;
Horoz gibi tepemde testere olsa
Aklımın kafasını keser atarım ben.
Bir yanarım Tanrı özlemiye Musa gibi;
Bir ölürüm murada ermeden Yahya gibi;
Yarı gökte kalırım hep bir iğne yüzünden
Hep bir başka derdin terzisiyim İsa gibi.
Dert çekme boşuna, hep gül de yaşa;
Zulüm yolunda hakkı bul da yaşa;
Sonu yokluk madem bu dünyamızın
Yok bil kendini, özgür ol da yaşa.
daha niceleri var tabi.
bunlarda benden
Sen, güneşimsin
Ufukta her kayboluşunda
Sıcaklığımı ve ışığımı alıp götüren
Çok doluyum, hiç derdim yokken
Dinlemek dinletmek ister yürek
Kardeş yok, sevgili yok
Eh be Tuğrul, Yunus’un dediği gibi
Sen sana ne sanırsan
Görürler hala seni çocuk
Sert es rüzgâr daha sert
Soğuğundan donmakta olan bedeni felç et
Savur götür at ıssız bir adaya
Kalabalık yalnızlıktan kurtarıp beni bana terk et
Yazan: Ömer Hayyam
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BİR AYRILIŞ HİKAYESİ
3/12/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya
çıldırasıya...
Erkek kadına dedi ki:
-Seni seviyorum,
ama nasıl,
kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
yüzde hudutsuz kere yüz...
Kadın erkeğe dedi ki:
-Baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
Ve ben artık
biliyorum:
Toprağın -
yüzü güneşli bir ana gibi -
en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olan parmaklarına
başımı kurtarmam kabil
değil!
Sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak..
Sen
yürümelisin,
beni bırakarak...
Kadın sustu.
SARILDILAR
Bir kitap düştü yere...
Kapandı bir pencere...
AYRILDILAR...
Yazan: Nazım Hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
ŞİİR
3/12/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
İnsanlara kendimi zorla sevdiremeyeceğimi
öğrendim.Yapabileceğin tek şey sevebilece
biri olmak.Gerisi onlara kalmış...
İnsanları ne kadar düşünürsen düşün ,onların
seni o kadar düşünmediklerini öğrendim...
Güven elde edebilmek için aradan yılların
geçmesi gerektiğini,ama yok etmek için saniyelerin
yettiğini öğrendim.Önemli olanın hayattaki
eşyaların değil. Hayattaki kişilerin olduğunu
öğrendim..İnsanın ancak 15 dk çekici olabileceğini
Ondan sonra alışıldığını öğrendim..
Kendimi karşılaştırmak için başkalarının en
iyi yaptıklarını değil,Kendimin en iyi yaptıklarını
ölçüt almam gerektiğini öğrendim..İnsanlar için
olayların değil onların daha önemli olduklarını
öğrendim..Hayatta hiç bir şey için acele etmemem
gerektiğini öğrendim..
Ne kadar ince kesersen kes,
Kestiğinin her zaman iki yüzü olacağını öğrendim..
Her ne kadar onu çok düşünsen de,
Yinede gidebileceğini öğrendim..
Kahramanların yapılması gerekenleri, ne pahasına
olursa olsun yapanlar oldğunu öğrendim..
İnsanların seni hep hesapsız sevdiklerini,
ama bunu nasıl göstereceklerini bilemediklerini
öğrendim..Sinirlendiğimde gerçekten buna değse bile ,
asla acımasız olmamam gerektiğini öğrendim..
Aramızda uzak mesafeler olsa bile
gerçek dostluğun ,aşkın büyüklüğünü öğrendim.
Birisinin seni istediğin gibi sevmemesinin,
onun seni tüm benliğiyle sevmediği anlamına gelmediğini
öğrendim.
Bir arkadaşın ne kadar iyi olursa olsun seni
üzebileceğini ve senin yine de onu affetmen
gerektiğini öğrendim.Bazen başkalrı tarafında
affedilmenin yetmediğini öğrendim.Kendinide affetmeyi
öğrenmelisin.Kalbin ne kadar kırılmış olursa olsun,
Dünyanın senin acıların yüzünden durmayacağını
öğrendim..Geçmişmiz ve durumumuzun kişiliğimizi
etkilediğini,ama olmamız gerekene karşı sorumlu
olduğumuzu öğrendim.
İki kişinin tartışmasının,
birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmediğini
öğrendim..Ve tartışmadıkları zamanda sevdikleri
anlamına gelmediğini öğrendim..Bazen kişiliğini
eylemlerinin önüne koyman gerektiğini öğrendim.
İki kişinin tamamen aynı olan bir şeye baktıklarında
bile,Farklı şeyler görebildiklerini öğrendim..
Hayatlarında hep dürüst bir şekilde daha ileriye
gitmek isteyen kişilerin.Sonuçları önemsemediklerini
öğrendim.Seni doğru dürüst tanımayan kişilerin,
Hayatını bir kaç saat içindedeğiştirebilecekerini
öğrendim..Verebileceğin birşey kalmadığında bile
bir arkadaşın ağladığında,ona yardım edebilecek
gücü bulabileceğini öğrendim.
Yazmanın, konuşmak kadar duygusal çaba gerektirdiğini
öğrendim..En fazla önemsediğin kşilerin, benden
hep uzalaştırıldıklarını öğrendim..
İnsanları üzmeden ve duyarlı olarak kendi fikirlerini
söylemenin çok zor olduğunu öğrendim..
Sevmeyi Ve Sevilmeyi öğrendim.....Öğrendim.......
Yazan: İpek Ongun
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BİLMELİSİN
3/12/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Bilmelisin ki...
Duvarda asılı diplomalar insani insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki...
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Bilmelisin ki...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez. Gerçek aşkların da!
Bilmelisin ki...
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok, ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Bilmelisin ki...
Yazan: Can Yücel
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
YORULDUN AĞIRLIĞINI TAŞIMAKTAN
1/12/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Yoruldun ağırlığını taşımaktan
ellerimden yoruldun
gözlerimden gölgemden
sözlerim yangınlardı
kuyulardı sözlerim
bir gün gelecek ansızın gelecek bir gün
ayak izlerimin ağırlığını duyacaksın içinde
uzaklaşan ayak izlerimin
ve hepsinden dayanılmazı bu ağırlık olacak.
Yazan: Nazım Hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BENCE ŞİMDİ SEN DE HERKES GİBİSİN
1/12/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Bence Şimdi Sen De Herkes Gibisin
Gözlerim gözünde aşkı seçmiyor
Onlardan kalbime sevda geçmiyor
Ben yordum ruhumu biraz da sen yor
Çünkü bence şimdi herkes gibisin
Yolunu beklerken daha dün gece
Kaçıyorum bugün senden gizlice
Kalbime baktım da işte iyice
Anladım ki sen de herkes gibisin
Büsbütün unuttum seni eminim
Maziye karıştı şimdi yeminim
Kalbimde senin için yok bile kinim
Bence sen de şimdi herkes gibisin
Yazan: Nazım hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BİR GARİP ADAM
23/11/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Akşamüstüne doğru, kış vakti;
Bir hasta odasının penceresinde;
Yalnız bende değil yalnızlık hali;
Deniz de karanlık, gökyüzü de;
Bir acaip, kuşların hali.
Bakma fakirmişim, kimsesizmişim;
-Akşamüstüne doğru, kış vakti -
Benim de sevdalar geçti başımdan.
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış;
Zamanla anlıyor insan dünyayı.
Ölürüz diye mi üzülüyoruz?
Ne ettik, ne gördük şu fani dünyada
Kötülükten gayri?
Ölünce kirlerimizden temizlenir,
Ölünce biz de iyi adam oluruz;
Şöhretmiş, kadınmış, para hırsıymış,
Hepsini unuturuz
Yazan: Orhan Veli Kanık
Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!
KIZ ÇOCUĞU
22/11/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Kapıları çalan benim
kapıları birer birer.
Gözünüze görünemem
göze görünmez ölüler.
Hiroşima'da öleli
oluyor bir on yıl kadar.
Yedi yaşında bir kızım,
büyümez ölü çocuklar.
Saçlarım tutuştu önce,
gözlerim yandı kavruldu.
Bir avuç kül oluverdim,
külüm havaya savruldu.
Benim sizden kendim için
hiçbir şey istediğim yok.
Şeker bile yiyemez ki
kâat gibi yanan çocuk.
Çalıyorum kapınızı,
teyze, amca, bir imza ver.
Çocuklar öldürülmesin,
şeker de yiyebilsinler.
Yazan: Nazım Hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!
DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA
21/11/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
DÜNYAYI VERELİM ÇOCUKLARA
Dünyayı verlim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne
Allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
Oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların
arasında
Dünyayı çocuklara verelim
Kocaman bir elma gibi verelim sıcacık ekmek somunu
Hiç değilse bir günlülüğüne doysunlar
Bir günlükte olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
Çocuklar dünyayı alacak elimizden ölümsüz ağaçlar
dikecekler.
Yazan: Nazım Hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
BULUTLAR ADAM ÖLDÜRMESİN
21/11/2007 · Kategori: Sairlerin Siirleri
Analardır adam eden adamı
Aydınlıklardır önümüzde gider.
Szi de bir ana doğurmadı mı?
Analara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.
Koşuyor altı yaşında bir oğlan,
Uçurtması geçiyor ağaçlardan,
Siz de böyle koşmuştunuz bir zaman.
Çocuklara kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.
Gelinler aynada saçını tarar,
Aynanın içinde birini arar.
Elbet böyle sizi de aradılar.
Gelinlere kıymayın efendiler.
Bulutlar adam öldürmesin.
İhtiyarlıkta aklına insanın,
Tatlı anıları gelmeli yalnız.
Yazıktır, ihtiyarlara kıymayın,
Efendiler, siz de ihtiyarsınız.
Bulutlar adam öldürmesin.
Yazan: Nazım Hikmet Ran
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!
« Önceki ::